Sex Hikayeleri

11 ay önce - Admin Ekledi - 360 Kez Okundu

Trendeki Super Sex Hikayem

Trendeki Super Sex Hikayem

Size karımla gerçekleştirmiş olduğumuz bir fantezimizi itiraf etmek istiyorum. Karımla 1990 yılında evlendik. 21 yıllık evli dört çocuğu olan bir karı kocayız. Karım Bursa’lı ben Balıkesir’liyim. Karım ve ben mutaasıb bir aileden gelen kişileriz ve karım türbanlı olup ev hanımıdır. Size geçen yıl 2011 yılında başımızdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Öncelikle şunu belirteyim ki; bugüne kadar karımın dışında hiç bir kadınla birlikteliğim olmadı, çünkü başka kadında aradığım her şeyi karımda bulan bir erkeğim. Evliliğimiz süresince yatak odamızdaki heyacanı arttırmak için zaman zaman fantaziler kurar ve yaşamaya çalışırız. Hayattaki en iyi arkadaşım eşimdir, her şeyi paylaşırız. Özel bir şirkette üst kademe yönetici olarak çalıştığımdan dolayı şirketimiz Bolu Kartalkaya’da bir hafta sonu iş toplantısı düzenlemişti. Karıma birlikte gitmeyi önerdim, hafta sonu olduğu için çocukları dedelerine bırakarak gitmeye karar verdik. Kartalkaya’ya gitmeden bir önceki gece karımla yatakta oynaşırken küçük fantaziler kurmaya başladık. Ormanda arabada sevişmek nasıl bir duygu falan..bu düşünceyi birbirimize fısıldarken müthiçheyacanlandığımızı gördük, bu fantaziyi uygulamaya karak verdik ama nasıl olacaktı, karım türbanlı, dışarda değil bacağını saçının bir telini bile göstermezdi. Gelin bu fataziyi nasıl yaşadığımızı size anlatayım:; İstanbul’dan son medel AUDİ arabamız ile yola çıktık, fantaziyi bir an önce yaşama heyacanı ile 3 saatlik yolu 1,5 saatte aldık. Vakit henüz erken akşam olmadığı için hem akşamı beklemek, hemde hafif bir şeyler yemek için Bolu tüneli çıkışındaki alışveriş merkezinde durduk, güzel bir hafif yemek yedik, sonrada kahfelerimizi içtik. Karım 1.70 boylarında 60 kilo cıvarında göçmen olmasından dolayı sarışın ve hafif yeşil gözlüdür. Ben ise 1.88 boylarında 95 kilo civarında hafif kilolu kumral biriyim. Karım o gün yola çıkarken modern bir türban örttü, üzerine pardesünü giydi, pardesünün içine beyaz önden düğmeli gömlek, altınada rahat fırfırlı bir etek giymişti. Şimdi merak ediyorsunuzdur iç çamaşırı olarak ne giydiğini hemen söyleyeyim; koca taş gibi memelerini ortaya çakarak Kırmızı bir sütyen taktı, altınada kırmızı bir tanga giymişti. Şimdi siz türbanlı bir kadın böyle giyinirmi diyeceksiniz, inanmıyorsanız gidin Fatih Fevzi Paşa Caddesine oradaki iç çamaşırcılarına sorun o zaman inanırsınız. Kahfelerimizi içip sohbet falan derken saat ilerlemiş akşam karanlık olmuştu. Hesabı ödeyip Kartalkaya’ya ulaşmak için yola çıktık. Bolu’nun içinden Gerede yoluna girip 4-5 km gidince sağa kayak merkezine bir yol çıkar, o yola girdik. Araba rampaya sarmaya başlayınca hemen yanımda oturan karımın bacaklarına elimi ettım, bir taraftan araba kullanırken eteğini yukarı sıyırmaya başladım, bacakları sanki ilk defa dokunuluyor gibi yanıyor ve titriyordu, benimde kalbim küütküüt atmaya başlamıştı. Tek tükte olsa karşımızdan arabalar geliyor, farları gözümüzü alıyordı. Elimi bacaklarında gezdirdim, okşadım, ben okşadıkça karım rahatlamaya başladı, Bacaklarını tamamen açtı eteklerini yukarı sıvadı. Kırmızı tangası zevkten ıslanmaya başladı, tangayı parmaklarımla kenara çekerek orta parmağımı cavuramı gibi yanmakta olan amcığına soktuğumda karımın o güne kadar ki en güzel zevk çığlığını duydum. Ama bir taraftan araba kullanmamdan dolayı tedirgin oluyordum. Karım o kadar zevk almaya başladı ki sanki amına gren parmağım değildeyarağımmış gibi iniltiler çıkarıyordu. Kartalkaya yolu uzun bir tırmanış olduğu için çok vaktimizin olduğu bilinciyle karımın zevk almasını arttırmak istiyordum ki; karım birden pardesüsünün önünü açık gömleğinin düğmelerini çözmeye başladı, ben ne yapıyorsun, karşıdan gelen arabaların farları üzerimize geliyor bir gören olur dedim. Karım o kadar çok zevk alıyordu ki, farları görünce üstümü kapatırım sen memelerimle ilgilen, yıllardır bunun hayalini fantazisinikurmuyormusun dedi. Haklıydı yıllardır karımı dışarıda sikmefantazisi kurardım. Düğmelerin çözülmesi ile birlikte kırmızı sütyenden taşan memeleri avuçlamaya başladım, birden bir arababa gözüktü hemen önünü kapattık, sonra yine memelerini açtı sütyenden çıkardı uçları kiraz büyüklüğünde olmuş ve gel beni ısır diyordu. Aniden arabanın firenine bastım, el firenini çektim, yolun ortasında karımın memelerini yalayıp ısırmaya başladım…. Birden karşıdan gelen bir arabanın farları uzaktan göründü… hemen toparlandık ve yolan devam ettik. Ancak karşıdan gelen arabanın içine dikkat ettiğimizde bizim faarlar ile şöförü ve içindekileri göremediğimizi anladık, ozaman onlarda bizi göremez düşüncesi ile arabanın içinde daha rahat oynaşmaya başladık, tabi ben karımın dişilikleri ile oynarken o da hiç boş durmadı, benim yarağımla araba hareket halinde iken oynuyor, taşaklarımı okşuyordu. Modern türbanlı bir kadın, arabada bacaklarını açmış, göğüsleri fora ve başında türban, yanında arabayı kullanan kocası bir taraftan karının amcığını parmaklıyor, bir taraftan göğüslerini okşuyor, karşıdan gelen arabalar cabası… odakikalalarda adrenalinimiz zirvede. Gözlerinizi kapayın bir hayal edin bu fantaziyi… Harika değilmi. Ha söylemeyi unuttum ben kıllı am sevdiğim için karımın amı her zaman kıllıdır… Kıllı am sikmeyi sevdiğimi bildiği için karım amına ve kıllarına her zaman özel bakar. Arabayı birkaç sefer daha aniden durdurup kadınımın güzelim göğüslerini yalayıp yuttum, amını okşadım…Biz bu şekilde oynaşa oynaşa giderken zirveye yaklaştığımızı fark edemedik, zamanın nasıl geçtiğini yolun nasıl bittiğini anlayamadık , uzaktan otel ve bir köyün ışıkları görünmeye başladı. İşte o zaman eyvah dedim… Bu seferde türbanlı karımı ormanda arabada sikemeyeceğim dedim… Birden arabayı yolun kenarındaki büyükçe bir tarlaya sürmeye başladım. Yoldan yaklaşık yüz metre hafif sote bir ağaçların arasında arabayı durdurdum. Farlar sönünce ortalık zifiri bir karanlık ve sessizlik çöktü. Fakat yoldan geçen arabaları net olarak görüyoruz, arabalar hafif dursa bizim arabayıda onlar görecek durumda. Birden şöför koltuğundan kaktım, arabadan indim, karımın kapısını açtım, ellerinden tutup dışarı çıkardım. Ortalık ürkütücü ve sessizlik hakimdi. Karıma sarılıp dudaklarını ısırarak öpmeye ve dilini emmeye başladım, fakat karım korktuğunu ve arabaya dönmemiz gerektiğini söylüyordu. Ben ise yılların hayalini gerçekleştirmenin mutluluğu ile türbanlı karımın önce dudakları, sonra aşağılara inerek en çok beğendiğim yeri olan dolgun göğüslerine yumuldum bir güzel yalayıp yuttum… Bir taraftanda eteğinin altındaki kıllı şeftalisini okşuyordum. Karımı iyice kıvama getirmiştim, artık ne istesen yapacak bir orospu gibi yarağımı yalaması için önüme eğildi, yarağımı vavaş yavaş okşayarak türbanlı dudakları ile öpücük kondurdu ve daha sonra ağzına alarak dil darbeleri atmaya başladı. Benim yarak kazık gibi olmuştu.